SOSYAL MEDYA
SAZANLIĞI
Eskiden “yol bizi nereye götürürse”oraya giderdik, içimizde keşif arzusu olurdu. Şimdilerde ise sosyal medyanın bize dayattığı dünyanın dört bir yanındaki belirli popüler noktalara akın ediyoruz. Keşif arzusu, yerini telefonumuzun ekranındaki bir kadrajı onaylatma mesaisine bıraktı. Nereye gideceğimize, ne yiyeceğimize ve hatta neyi "güzel" bulacağımıza artık biz değil, beğeni sayıları ve yapay zekâ algoritmaları karar veriyor. Böylece her birimiz birer dijital köleye dönüşüyoruz.
FARELİ KÖYÜN KAVALCISI
VS DİJİTAL KAVALCILAR
Bu durumu anlatmak için Fareli Köyün Kavalcısından daha iyi bir örnek bulamazdım. Modern dünya adeta devasa bir "Fareli Köyün Kavalcısı" masalına dönüştü. Elindeki akıllı telefonuyla birer dijital kavalcıya dönüşen influencer’lar ve fenomenler, o sihirli filtrelerin ve algoritmaların ezgilerini çalmaya başladığında; binlerce insan neyi, neden takip ettiğini sorgulamadan peşlerine takılıyor. Masaldaki farelerin büyülü melodiyle nehre sürüklemesi gibi günümüz sosyal medya sazanıları da, dijital okyanusta yitip gidiyor.
Bu sazanlık hali bizi sadece mekânlarla sınırlamıyor; damaklarımızı da esir alıyor. Bir restoranın önündeki kilometrelerce uzanan kuyruk, artık o yemeğin lezzetinden çok, mekânın "etiketlenebilir" olma gücünü temsil ediyor. Sırf popüler bir kare yakalamak için saatlerce bekleyen kitleler, hemen yan sokaktaki gerçek bir ustanın elinden çıkan lezzetleri ıskalıyor. Bu bize midenin açlığından ziyade egonun onaylanma açlığının olduğunu gösteriyor.
Başka bir editör yazımda turist ile gezgin arasında ki farkı yazmıştım. İkisi arasında ki farkı bu konuya uyarlayacak olsam şöyle derdim. Turist ekranda gördüğü kareyi onaylatmaya gider, gezgin ise o karenin dışında ki hayatı yaşamaya. Unutmayın seyahat bir başkasına “ben oradaydım” kanıtı sunmak için değil, “ben bunu hissettim” diyebilmek için yapılır. Gezmek artık bir ‘deneyim’ değil, bir ‘içerik üretme mesaisi’ haline geldi.
Dijital kölelikten kurtulmak istiyorsan, bir şekilde sana yutturulmuş sahte yerler yerine, asıl olan yerlere git. Unutma popüler olan çoğu zaman illüzyondur. Az bilinen ise hakikat.
NOT: Dünyada popüler sıkıcı yerler yerine, alternatif olarak aynı ülkede daha hayret verici, daha güzel nerelere gidebilirsiniz? Bunu örnekleriyle https://www.kosebucakdunyadergisi.com.tr/Editör bölümünden okuyabilirsiniz.
Sosyal
medya bizi FOMO (bir şeyleri kaçırma korkusu) ile tetikliyor.
Herkes aynı kapının önünde fotoğraf çekilince orası "gidilmesi gereken tek
yer" sanılıyor. Oysa gerçek gezginlik, o popüler fotoğraf karesinin 50
kilometre ötesindeki sessiz kasabayı keşfetmektir.
GÜLÜMSEYİŞLE…