Editör
ALİ SAMİ PALAZ
YÜZLER GELİP GEÇİYOR HAYATIMIZDAN
Seyahatlerimizde bir daha görüp göremeyeceğimizi bilmediğimiz insanlarla tanışırız. Bazıları öyle bir iz bırakır ki birkaç dakika bile görüşmüş bile olsan, yeniden görmek için can atar yada tekrar göremeyecek olmaya dayanamazsın.
Siyahlar içerisindeki adam, kırmızı ayakkabılarını sevdim. Seni tanıdığım için mutluyum.
Sana cennetten gelen ses diyorlar Nusrat Fatih Khan. Bu dünya’ya veda etmenden önce sesini duyduğum için şanslıyım.
Taylandlı nene.
Hediyen ve kucaklaşmamızın üzerinden bir yıl geçmeden sende buradan
ayrılanlardan oldun. Oysa yeniden buluşmayı iple çekiyorduk. Minik torunun eşim
olarak emanetin ÅŸimdi.
Afrikalı rehber Ömer. Çocuğunun yanağına öpücük kondurup yanıma geliyor. O gün hep mutluydu. İyi ki seni tanımışım.
Dünya’nın yükünü gözlerinde ve bütün bedeninde görüyorum Naserian. Kıyafetlerin üzerinde doğduğundan beri seninleymiş gibi duruyor. Ama asaletin ve karizman tanıdığım başka kimsede yok. İyi ki hayatlarımız bir sürede olsa kesişmiş.
Bana tipik bir Konyalı diyordun, şehrime geldikçe buluşup, saatlerce susarak oturuyorduk. Meğer susmak ne çok şey öğretiyormuş insana. Sende gittin. Ama geride bıraktıkların benimle Mevlana İdris.
Dünya seyahatimde bir oğulcuk yüzüyle ödüllendirildiğim için mutluyum.
Hazır imkân varken anne baba ve çocuklarına doymalı insan. En çok onların gözlerine seyahat etmeli, en çok onların yüzlerini ezberlemeli.
Eşine söz vermeli insan tekrar buluşacağız demeli, oğluna, kızına anne ve babasına… Bu seyahatimiz bitince tekrar buluşacağız…