Editör
Ali Sami PALAZ
Okumayı ve gezmeyi seviyorsan, senin için gezi yazısı yazmakta zor olmayacaktır. Seyahat ettiğin yerleri heyecanla, hissederek ve merakla geziyorsan, hemen şimdi gezdiğin yerleri yazmaya başla.
Aslında gezi yazısı yazmanın kuralı matematiği filan olmaz. Seyahat dönüşünde eşine, dostuna, arkadaşına, gezdiğin gördüğün yerleri yaşadıklarını, hislerini anlatabiliyorsan bu iş tamamdır. Anlatırken onlarda seninle birlikte heyecanlanıyor, oralara girmek istiyorsa, senin yaşadıklarını yaşamak istiyorsa, pek ala sende gezi yazısı yazabilirsin demektir.
Gezi yazısı nasıl yazılır diye internete girip baksan, bir dizi kural görürsün? Neymiş efendim gezip gördüğün yerlerin özelliklerini, orada yaşayan insanların yaşantılarını, gelenek ve göreneklerini anlatmalıymışsın. Bırakın onu ansiklopediler yapsın.
Gelin biz dünya’nın uzak bir coğrafyasında, bugüne kadar görmediğimiz şiddette yağan yağmurda hissettiklerimizi kaleme alalım. Afganistan’da bir çocuğun gözlerine baktığımızda gördüğümüz ile İsviçre’de aynı yaşta bir çocuğun gözlerine baktığımızda gördüklerimizi yazalım. Nutkumuzun tutulmasına sebep olan manzaralar karşısında ki heyecanımızdan bahsedelim. Her ülkenin ve şehrin farklı bir enerjisi olduğundan bahsedip, buralarda, zamanında, yaşamında farklı aktığını anlatalım. Gördüğümüz yüzleri ve bize hissettirdiklerini kaleme alalım.
Mesela benim hafızamda bir ‘yüzler’ koleksiyonum var. Gördüğüm yüzleri, hafızamın raflarına kodlayıp kaldırdım. Bir bakışta anlıyorum o yüzün sahibini ve geçirdiği hayatı. Kimi yüzden asalet akıyor, kimisinden şer. Kimi yüz yorgun, kimi yüz toy acemi. Dünyada parmak izi gibi insan sayısı adedince yüz var, ama gene de sınıflandırabiliyorum. Bu iyi kalpli, bunda vicdan yok diye…
Bazen seyahatlerimde
bir Prenses, kral, ya da devlet başkanı ile tanışıyorum. İçimden ‘Bir Prenses ile tanıştım daha ne olsun?’
diyorum. Sonra başka bir seyahatimde öyle biriyle tanışıyorum ki ‘Prenseste
kim, Kralda kim oluyor?’ diyorum. Tanıdığım kişi karşısında çarpılıp, eriyip
yok oluyorum.
Gezi yazısı yazmak istiyorsan, kişisel deneyim ve izlenimlerini kaleme almakla başla. Yazdıkların sen koksun. O yeri, o yemeği, o insanı senden başka kimse böyle anlatamasın…
Gülümseyişle…