TAŞI DANTEL GİBİ İŞLEYEN ADAM

Bu yazı çobanlık yaparken, otlakta kopan düğmesinin yerine taştan düğme yapan Murat Parlak'ın, bugün sanata dönüşen taş işlemesinin hikâyesini anlatır. O halde vakit kaybetmeden, en baştan Murat Parlak'ın Öyküsünü kendinden dinleyelim.

 

Bugün 40 yaşında olan Murat Bey'e taşları dantel gibi işlemeye ne zaman başladığını soruyoruz başlıyor anlatmaya? "Dokuz yaşında köyün otlağında koyun güdüyordum, düğmemin koptuğunu fark ettim, yerde bulduğum kırmızı bir taştan düğme yapıp diktim. Ertesi gün okulda arkadaşlarım çok beğendi, bu da benim çok hoşuma gitti" diyor. Sonrasın da gittiği bir evde gördüğü kül tablasını beğenmeyip, kendisi bir tane yapmış. Daha sonra kasketli köylü adam heykeli olarak babasını yapmış. Onu Atatürk, kitaplarda gördüğü tarihi fiğürler ve çok sevdiği atlar izlemiş. Taşları dantel gibi işleyerek oluşturduğu eserleri hem çok beğenilmiş, hem de sen "put" yapıyorsun diyenler olmuş. Buna biraz içerleyen Murat Bey "Biraz soğudum ve taş işlemeye ara verdim. Fakat bir gün Mevlana Müzesi ziyaretimde, Hz Mevlana'nın da resimlerinin heykellerinin olduğunu gördüm. Rahatlayıp, tekrar aynı heyecanla taşları yonmaya başladım." diyor.

 

Eserlerini 15 ile 30 gün arasında tamamladığını belirten Murat Bey, akşam işten sonra ilgilenebildiği sanatını gece geç saatlere kadar sürdürüyormuş. Taşları kendi yaptığı aletlerle işleyen Murat Bey "Alet dediğim çatal, kaşık sapı, çivi, kırık tornavida vb. şeyler" diye ekliyor. Hanımı Raziye Hanım başından beri kocasının bu uğraşını takdir etmiş ve desteklemiş.

 

Bugün Konya da yaşayan Murat Bey, işleyeceği taşları halen Beyören köyünden getiriyor. Taşların belli bir bölgeden çıktığını belirten Murat bey " Taşları yerin birkaç metre altından çıkartıyoruz.

 

Zaman zaman yer üstünde de bu taşı bulabiliyoruz ama güneşte serleşmiş yada çatlamış oluyor. Yer altındaki taşlar tam kıvamında yumuşak" diyor. kullandığı taşın Bazalt kaya barçası olduğunu da sözlerine ekliyor.

 

Eserlerini görenler yüzlerce yılık tarihi eserlerle karşılaştıklarını sanmışlar. Haklılar çünkü bizde ilk gördüğümüzde öyle sanmıştık.

 

En büyük hedefinin sergi açmak olduğunu belirten Murat Bey, kimi zaman ulusal televizyon ve gazetelerde kendisinden bahsedildiğini anlatıyor. İmkan verilirse eserlerini herkesle paylaşmak istediğini belirtiyor

 

Bizde, hikâyesinin ancak bir kısmını paylaşabildiğimiz Murat Parlak'a başarılar diliyoruz

Yazı ve Fotoğraf
Yazı Julide YILDIZ Fotoğraflar: Murat PARLAK