Keukenhof: 7 Milyon Çiçeğin Buluştuğu Masal Bahçesi
Bugün lalenin dünyadaki kalbi, 600 yıllık geçmişiyle Keukenhof Bahçeleridir. Aslında adı “mutfağın bahçesi” anlamına gelir. Rivayete göre Jakoba adlı bir kadın, mutfağının çevresine kurduğu bu bahçeyi yıllar boyunca yaşatmış; zamanla bu alan Hollanda’nın en büyük peyzaj cennetlerinden birine dönüşmüştür. 1949’da halka açılan Keukenhof, bugün kraliyet ailesinin himayesinde ve bu yıl 77. kez ziyaretçilerini ağırlıyor.
Osmanlı’dan Avrupa’ya
ilk lale soğanlarının yolculuğu, diplomatik bir hediye olarak başladı.
Özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde İstanbul’da
görev yapan Avusturyalı diplomat Ogier de Busbecq, gördüğü lalelerin
güzelliğinden etkilenerek birkaç soğanı Avrupa’ya
taşıdı. Bu küçük armağan, kısa sürede kıtanın en seçkin
botanikçilerinin ve soylularının ilgisini çekmeye başladı.
17. yüzyılda lale artık Hollanda’da bir çiçekten çok daha fazlaydı. Renklerinin nadirliği ve desenlerinin benzersizliği, laleyi adeta bir servet değerine dönüştürdü. Bu dönem, tarihe “Lale Çılgınlığı” (Tulip Mania) olarak geçti. Öyle ki, 1630’lu yıllarda bazı lale soğanlarının değeri bir ev fiyatına ulaşmıştı. Ekonomik dalgalanmalar sonrası bu çılgınlık sona erdi ancak lale, Hollanda kültürünün kalıcı simgelerinden biri olarak yaşamaya devam etti.
Her bahar burada büyüleyici bir düzen
hakimdir:
7 milyon çiçek özenle yerleştirilir ve “lazanya metodu” adı verilen özel bir teknik uygulanır. Bu yöntemde çiçek soğanları üst üste dört kat olarak dikilir. Hangi türün altta, hangisinin üstte olacağı matematiksel olarak hesaplanır. Böylece çiçekler iki haftalık aralıklarla sırayla açar ve bahçede kusursuz bir renk akışı oluşur. Bu tekniğin tüm inceliklerini bilen yalnızca 40 uzman bulunmaktadır; hem üretimde hem de görsel düzenlemede matematiksel bilgi kullanılır.
Keukenhof sadece botanik bir alan değil,
aynı zamanda peyzaj mimarisinin bir sanat eseridir.
Her yıl farklı bir tema işlenir; bu yılın teması “Geleceğin Mirası” dır.
Sadece 8 haftalık açık kalma süresinde 2 milyon 250 bin ziyaretçiyi ağırlayan bu bahçe, Hollanda ekonomisine yıllık 50 milyon Euro katkı sağlar.
Bugün Keukenhof, lalenin Orta Asya’dan
İstanbul’a,
oradan Avrupa’ya uzanan binlerce yıllık serüveninin canlı bir
sahnesi gibidir. Renklerin, kokuların ve tarihin iç içe aktığı bu bahçe,
lalenin dünyaya armağan ettiği güzelliğin en parlak tezahürüd
Yazı ve Fotoğraf
Şerife BOZOĞLAN EKER