Göçebe kültürel miras ögesi - şırdak

Türkler tarih boyunca hep hareket halinde yaşamış, göçlerle birlikte kendi yaşam biçimlerini ve kültürlerini başka topraklara taşımışlardır. Göçebe Türk halkının geleneksel yaşam serüveni içinde yurt, çadır, boz uy, kıyız adlarıyla bilinen; ehlince kolayca kurulup kaldırılan barınma evleri, olmazsa olmazların başında gelir. Keçe ise bu göç kültürünün en önemli öğesidir. Gerek çadırın dış muhafazasında gerekse iç döşeme alanında kullanılan keçenin bir çeşidi vardır ki, diğerlerinden farklıdır.

Göçebe kültüründe döşemede kullanılan ayrı bir emek ve işçilik isteyen keçe sanatı vardır. “Keçe halı” diye tanımlayabileceğimiz bu kültürel sanat ürününe “Şırdak” denmektedir.

Türk dünyasında bilinen, yaygın olarak halen Kırgız kültüründe kullanılmakta olan Şırdak; göçebe kültürünün sembolik kültürel miras ögelerindendir. Bu keçe halıların, Ala-Kıyız ve Şırdak diye adlandırılan iki türü vardır. Bu çeşit sergilerde bilgi, beceri, süslemeler, motiflerin anlamı ve halı dokuma sanatına ilişkin kullanılan geleneksel yöntemlerin tümü, Türk halklarının kültürel kimliğinin temelini oluşturan ve devamlılığını sağlayan unsurlardır. Zira evlerin döşemesinde ve sıcak bir ortam oluşturulmasında bu halıların çok önemli bir yeri vardır. Türk göçebe kültürünün günlük hayatının ayrılmazı olan Şırdak, Kırgızların keçeden yapılmış ünlü, renkli ve desenli yer kilimidir.

Keçe halıların yapımı, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirmenin yanı sıra soyut kültürel mirasın, geleneksel el becerilerinin tıpkı Türklerin tarih serüveni içerisinde yaptıkları göçler gibi kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlamaktadır. 

Genellikle kırsal kesimde ve dağlık bölgelerde yaşayan yaşlı kadınlar bu el sanatını, ailelerindeki genç kızlara öğreterek tıpkı bir usta-çırak ilişkisi düzleminde nesilden nesile aktara gelmişlerdir. Günümüz dünyasındaki değişim ve dönüşüm hızı maalesef bu kültürleri hızla tüketip yok etme aşamasına getirmiş, insanların yaşam biçimleri, alışkanlıkları, gelenekleri, kültürleri başka hegamonik kültürlerin işgali ile karşı karşıya kalmıştır. Bundan dolayı bu sanatı icra eden kişi sayısı az olmakla birlikte çoğunlukla kırk yaşın üstündedir ve bu nedenle ne yazık ki Ala-Kıyız ve Şırdak halı dokuma sanatı yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Son zamanlarda kültürel mirasları koruma adına yapılan çalışmalar sayesinde yerel el sanatları günümüze uyarlanarak yeni ve modern hale gelmekte ve hızla gelişmektedir. Göçmen halkın bir parçası olan çadırı (boz uy) Şırdak’sız ve Ala-Kıyız’sız düşünmek mümkün değildir. Şırdak göçmen halkın yaşam biçimine uygun bir ürün olup; kışın sıcak, yazın serin tutarak göçebe hayat yaşayan halk için birçok yönden faydalıdır. 

Doğal keçeden imal edilen Şırdak evin en güzel köşesine serilir, en değerli misafirler onun üzerine oturtulur. Geleneklere göre kız çocukları henüz evlenme çağına gelmeden yapımına başlanan Şırdak, genç kızların evlendiği zaman çeyiz sandığının vazgeçilmezi haline gelmektedir.

Şırdak şimdilerde hem göçebe yaşamı içerisinde hem de modern mimari içinde çok önemli bir sergileme ürünüdür. Geleneksel yöntemlerle yapılan bu sanat eseri birçok aşamadan geçerek, insanı resimlerde gördüğümüz renklerin büyüleyici atmosferine çeken bir güzelliğe dönüşür.

Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakanlığı, Kırgızistan’ın Narın bölgesi Ata-Başı ilçesinde bu yıl 28-29 Haziran’da VII. Halk ve Dekoratif Sanat Festivali “Kırgız Şırdak” etkinliğini gerçekleştirdi. Festival Kırgız halkının kültürel mirasının korunması, keçe sanatının geliştirilmesi ve Şırdak yapan eli yatkın Apa’ları destekleme maksadıyla düzenleniyor.

“Sürdürülebilir Ekonomik Kalkınmanın Teşvik Edilmesi” adlı bakanlık programının desteğiyle 2009 yılında başlatılan “Kırgız Şırdak” adlı bir proje, hem bölgenin ekonomik gelişimi için bir araç, hem de turistleri ülkeye çekmek için kullanılacak bir etkinlik olarak düşünülmüştür.

Günümüzde Kırgızistan’da bu kültürel miras öğesinin dekoratif amaçlı yeniden yorumlanarak farklı sergileme teknikleriyle hem geleneğin yaşatılması, tanıtılması hem de Avrupa ülkeleri ve Amerika’ya ihracatı yapılarak ekonomik bir kazanca dönüştürülmesi sağlanmıştır.

Şırdak yapımı ağırlıklı olarak Kırgızistan’ın Narın bölgesinde yapılmaktadır. Coğrafi konuma ve yaşam şartlarına bağlı olarak hayvancılığın yoğun olarak yapılması, keçe yapımında kullanılan bölge koyunlarının özelliği, el sanatlarının gelişmişliği açısından bu bölgeyi öne çıkartmıştır. 

Örneğin orta boy bir Şırdak’ın yapılışı yaklaşık bir ay sürer. Tamamen el yapımı olan ve her bir parçası oradaki orta yaşın üzerindeki nur yüzlü Apa’ların maharetli elinden çıkan Şırdak’lar daha ayrı bir güzellik taşır. 

Günümüzde hızla gelişen el sanatları ve popülerleşen Şırdak yapımı günden güne daha da önem kazanmıştır. Birçok yerel ve özel firmanın yurt dışına ihraç ettiği Şırdak, Kırgız Kültür Bakanlığı’nın destekleri ile düzenlenen festivallerle dünyanın ilgisini çekmeyi başarmıştır. 


Günümüzde Şırdak’ı her yerde görme şansına sahip değiliz. Ancak İstanbul’da İ.B.B. Kültür A.Ş. Topkapı Türk Dünyası Etnografik Kültürel Miras alanında bulunan Kırgız Çadırı içerisinde, şimdiki Kırgızistan Başbakanı Sn. Sooronbay Ceenbekov’un Oş belediye başkanı olarak ziyaretinde söz verip müzemize armağan ettiği çok güzel bir “Şırdak” yer döşemesi olarak kullanılıyor. Türk Dünyası geleneksel kültürel miras öğelerinin sergilendiği bu alana gelip Şırdak’ı görebilir, kardeş boylar ile ortak geçmişimize dair bir yolculuğa çıkabilirsiniz…

Salih Doğan


*Ala-Kıyız ve Şırdak, 2012 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi’ne kaydedilmiştir.

https://www.azattyk.org/a/28585184.html

http://kmb3.kloop.asia/2014/05/02/ky-rgy-z-shy-rdagy-akshny-n-murunku-priezidentinin-j-nd-saly-ny-p-turat/

Yazı Ve Fotoğraf
Salih Doğan