DÜNYACA ÜNLÜ ZÜMRÜT ADA CAPRİ

Adını duymayan yoktur. Filmlere konu olan, sosyetenin tatil mekânı, ünlü yıldızların yaşadığı, balayı çiftlerinin gözdesi meşhur ada Capri’yi...

Napoli’ye bağlı, Tiren Denizi’ndeki ada Roma Cumhuriyeti döneminden beri sayfiye yeri olarak kullanılıyor.

Birkaç yıl önce yaptığım İtalya yolculuğum sırasında günübirlik gitmiştim Capri’ye.   

Sorrentine Yarımadası açıklarında, Napoli Körfezi’nin güneyinde yer alan  adaya ulaşım için iki seçenek var: İlki Calata Porta di Massa’dan kalkan feribotlara binmek. 12 euro’ya alacağınız biletle bir saat on beş dakikada adaya varıyorsunuz. Mevsim sonbahar olduğundan az sayıda sefer vardı. Aynı gün dönme şansım da yoktu. Yaz sezonunda sık sefer düzenleniyormuş.

İkinci seçenek, benim tercih ettiğim olan Molo Beverello’dan kalkan “faster” denilen deniz otobüsleri ile gitmek. Biraz pahalı olsa da hem hızlı hem de sık sefer var. Bilet ücreti 20,50 euro. Elli dakikada adaya ulaşabiliyorsunuz. Tabii bu fiyatlar şu an değişmiştir.

Her zaman açıkta deniz yolculuğu yapmak hoşuma gider. Güvertede yerimi aldım. Yol boyu fotoğraf çekmek için rüzgârla boğuşmak gerekse de keyifliydi. Zaman çabucak geçti ve dünyaca ünlü adaya yanaştık.

“Capri’de olmak da varmış,” duygusu bile yeter. İner inmez dönüş biletimi aldım. Ne olur ne olmaz, gişe kapanır, yer kalmaz… İşi garantiye almak en iyisi, diye düşündüm. Bilet ücreti saate göre değişiyor. 17,90 euro ödedim. Önceden almak avantajlıymış.

Adanın yüzölçümü yaklaşık 10 kilometrekare. Capri’nin ana limanı olan Marina Grande’nin çevresinde birkaç restoran, kafe ve bakkalı saymazsak hiçbir şey yok.

Capri haritasına baktığımda Anacapri denilen başka bir bölge olduğunu fark ettim. Capri, Capri Kasabası ve Anacapri belediyeleri arasında bölünmüş.

Ada merkezi yani Capri Kasabası tepeye kurulmuş. Asansörle ya da yürüyerek çıkmak mümkün olduğu gibi limandan Anacapri ve Capri Kasabası’na otobüsler kalkıyor.

Çoğu zaman olduğu gibi yürümeyi tercih ettim. Bir yeri keşfetmek istiyorsanız yürümek gibisi yoktur. Yaklaşık elli dakikada Piazza Umberto I adlı ünlü meydana ulaştım.

Capri, doğal güzellik ve çekiciliğin muhteşem bir karışımına sahip. Adanın zengin tarihi 400.000 yıl önce Alt Paleolitik Çağ'a kadar uzanıyor.    “Zümrüt Ada” olarak bilinen Capri, parlak güneşte bir mücevher gibi parıldayan inanılmaz turkuaz rengi denizi ile ünlü. Adada 800'den fazla bitki türü yaşıyor.

Adanın kalbi, şehir merkezi olan Capri Kasabası’nda atıyor. Burası tipik Akdeniz mimarisini görebileceğiniz mağaza ve restoranlardan oluşan adeta bir labirent. Dar sokakları, merdivenleri ile beyaz badanalı büyüleyici binaların yer aldığı kasabada yaklaşık 7.300 kişi yaşıyor.

Piazza Umberto I (La Piazzetta) meydanı en turistik yeri. Meydanda 17. yüzyıldan kalma Torre del Orologio saat kulesi, Amalfi'li bir usta tarafından 1683'te inşa edilen barok tarzı Santo Stefeno Kilisesi ve manastır Certosa di San Gracoma ziyaret edilmesi gereken yerler arasında başı çekiyor.

Bu bölge oldukça hareketli. Açık hava kafeleri, restoranları ziyaretçileri cezp edecek türden. Ancak  fiyatlar uçuk. Mesela bir tabak spagetti 18 euro, bir şişe kola 8 euro, bir fincan çay 5 euro.

 Adanın yüksek tarafında Capri Kasabası’na kıyasla sessiz ve tenha Anacapri yer alıyor. Bu bölgede yaklaşık 6000 kişi yaşıyor.

Capri Adası turlarına katılırsanız hem burayı hem de Grotta Azzura denilen Mavi Mağara’yı gezebilirsiniz. Günübirlik her yeri görmeyi planlayanlar için tur almak en iyisi.

Adanın güney tarafında Marina Piccola yani “küçük liman” bulunuyor. Ana liman Marina Grande'nin deniz trafiğinin yaşattığı kaosun aksine, burası oldukça sakin. Ziyaretçiler küçük çakıl taşlı plajlarda denizin keyfini çıkarabiliyor.

Bunların dışında villaların sıralandığı gezi yolu olan Tragara Belvedere’sini, denizden yükselen kireçtaşı kayalıklarını, Roma İmparatorluk villalarının kalıntılarını görebilirsiniz.

Ada, tarih boyunca sanatçıların, entelektüellerin, zenginlerin gözde mekânı olmuş ve olmaya devam etmekte.

Bir gün yolunuz Napoli’ye düşerse mutlaka bu cennet adayı ziyaret edin. Turkuaz renkli sulara uzanan sarp kayalıkları, nefes kesen manzaraları, şık mağazaları ile İtalya’nın, hatta dünyanın en popüler adalarından birini görme ayrıcalığını yaşayın.

 

 

Yazı ve Fotoğraf
Benian ÇULHAOĞLU