BİR KOLEKSİYONER VE KURŞUN KALEMLER

Sözün geçiciliğine karşı yazının kalıcılığında kalemin gücünün ne derece önemli olduğunu biliriz hepimiz. Bu anlamda varlıklarında pek önemsemeyiz kendilerini, ama yokluklarında anlarız kıymetlerini (her şey de olduğu gibi). Bizim gibi sadece yok olduklarında değil her daim kalemlerin kıymetini bilen insanlar da elbet yok değil

.

Bunlardan biri olan Kurşun kalem koleksiyoneriBarış Kösem 1975 doğumlu bir posta dağıtım memuru. Yaklaşık on yıl önce başladığı kurşun kalem koleksiyonu onun üniversitedeki öğrencilik yıllarında okuduğu bölüm sayesinde başlamış. Makine resim teknolojileri mezunu olan Kösem üniversite yıllarında elinden geçen çokça kalemin onu bu koleksiyona yönelttiğini söylüyor. Şu an yaptığı işin de bu koleksiyonla bağlantılı olduğunu vurgulayan Barış Kösem’in kurşun kalem merakı çevresi tarafından da gayet iyi biliniyor. Hem yurtiçi hem de yurt dışı seyahatlerinde Kösem’i unutmayıp ona gittikleri yerlerden kurşun kalem getiren eşi dostu da çok.Oldukça ilgi çeken bu koleksiyonda renk renk veülkemizdeki sıradan kalem ölçülerinden farklı olarak her boydan kaleme rastlamak da mümkün. 


Bu kadar koleksiyonundan bahsetmişken kurşun kalemin geçmişinden bahsetmemek de olmaz. Kurşun kalemden ilk defa 16.yy’da ConradGesner bahsetmiştir.Aynı  yıllarda silgili kurşun kalemin patentini de alan Gesner daha sonra bu patenti 100.000 dolara satmıştır. Bununla beraber kurşun kalemle ilgili Çoğumuzun yanlış bildiği Kurşun kalemin içindeki maddenin kurşun olduğuna dair yalanı da düzeltmekte fayda var. Kurşun kalemin yazan kısmındaki madde “grafit”veya “kil”den oluşur. Çocukluğumuzda elimizden düşmeyen arkası silgili kurşun kalemler de ilk defa 1800’lü yılların ikinci yarısında HymenLimpman tarafından düşünülmüş.


               Sonuçta hepimizin bir dönemler vazgeçilmezlerinden olan bu kurşun kalemler uçlu kalemlerin ortaya çıkmasıyla artık maalesef sadece koleksiyonlarda yaşıyor. Kurşun kalemler için hiç kalmadılar diyemeyiz elbet ama pabuçlarının dama atıldığı da bir gerçek. Onları unutup bir köşede bırakmamak ve vefalı bir muamelede bulunmak da bizim boynumuzun borcu. Böyle güzel koleksiyonlar yapan çok insan bulunmuyor bize de bunları bulup sizlere sunmak düşüyor.

                                                                                                                                                 

Yazı Ve Fotoğraf
Duru Bulut - Taha Palaz